Ali Tuncay: “Bugüne kadar 180’lerin üzerinde kültürel miras eserinde çalışma yapıldı”

Kültürel Miras Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay, komitenin günümüze kadar iki tarafında 180’in üzerinde kültürel miras eserinde restorasyon, acil müdahale, konservasyon ve etüt çalışması yaptığını açıkladı.

Tuncay, 2025 yılında tamamlanan ya da tamamlama aşamasına gelen çok sayıda projenin olduğunu belirterek, bunlara; Çalışmaları tamamlanan Gazimağusa’daki Aziz George Kilisesi ve Larnaka Tuzla Camisi koruma projelerinin örneğini gösterdi. Tuncay, Mormenekşe’deki tarihi taş evdeki onarım çalışmasının da bu yılın ilk bölümlerinin sonlandırılmasının hedeflendiğini aktardı.

Tuncay, bu yıl için yapılması planlanan, beşi Baf, beşi de Larnaka bölgesindeki 10 camide çalışmaya başlamak için ihale açıldı; Girne bölgesinde beş projeyi başlatmayı planlıklarını açıkladı. 

Gazimağusa surlarının en yıpranmış olan Diamente Burcu bölümü için proje hazırlıklarının sürdüğünü küçümseyen Tuncay, Lefke’de Acendu Kilisesi ve Belediye’nin kaldığı su kemerlerinde çalışma yapma planlarını da açıkladı.

Ali Tuncay, Lefkoşa surlarının yapısının iki bölümdeki surların çöktüğünü, çökme riski yüksek olan birkaç yerde de tespit edildiğini belirtti. Tuncay, surların korunması amacıyla eski Cumhurbaşkanlığındaki binalardan, İngiliz koloni döneminde kalma tarihi bina hariç sonradan yapılan tüm ek yapıların yıkılmasının da acil şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tuncay, “Biz Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak inceleme yapıyoruz, siyaset kurumunun ve sivil toplumun da benzer duyguları ve ilgiyi göstermesi gerekiyor.” bölgede kullanıldı.

Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Tuncay, komite tarafından 2025 yılında tamamlanan projeler ile 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamalarda yer aldı, ayrıca kritik önemlerine değindi.

– 17 yılda 180’in üzerinde kültürel miras eserde çalışma

Tuncay, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin üretken bir yapısına dikkat ederek, “Komitenin rejimin adadaki her iki tarafın ortak bir sorumluluğu paylaşmasından kaynaklandığını” belirtti ve ekledi:

“Bizler, kadınların bir kimlik mücadelesinin değil, bu adanın hafızasının parçaları olarak görülüyor. Bu depolitize yaklaşıma doğrudan yansıyor: herhangi bir yapıda ‘bizden – sizden’ diye bakmıyoruz ve birbirini tamamlayan bir suçlamanın parçası olarak görmüyoruz.”

Tuncay, aydınlatmanın şeffaflaştırılmasında üç ana kriter olduğunu belirterek şunları söyledi; iklimsel statik durum ve acil müdahale gerektirip gerektirmediği, geleneksel, kültürel veya dini değer ve insanlar için sembolik önemi olarak sıraladı.

2008 yılından bu yana önemli bir ilerleme kat edildiğini belirten Tuncay, farklı fazlar altında yürütülen çalışmalar kapsamında günümüze kadar 180’in üzerinde kültürel miras eserinde onarım, acil müdahale, konservasyon veya etüt çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Tuncay, 2010’dan bu yana 45 milyon avroluk bir mali kaynak payı bulunduğunu, bu desteğin ana sağlayıcısının 35 milyon avroluk komitesinin fazla fon tahsis etmeyen Avrupa Birliği (AB) olduğunu söyledi. Komitenin uygulama ortağının Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) olduğunu hatırlatan Tuncay, Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi, yerel bağışlar, uluslararası ALIPH Vakfı ile elçiliklerin de zaman zaman mali katkı sağladığını belirtti.

-2025’te tamamlanan projeler, 2026 yılı için planlanan çalışmalar

Tuncay, 2025 yılında tamamlanan ve tamamlanma aşamasına gelen çok sayıda projenin olduğunu belirterek, bunlara bazı örnekler verdi. Gazimağusa’daki Latinlerin Aziz George Kilisesi ve Larnaka Tuzla Camisi’ndeki korumanın tamamlandığını Tuncay ayrıca, Güney Kıbrıs’ta Dohni (Taşkent), Evdim (Düzkaya), Tera ve Alaminyo camilerindeki korumanın da sonlandırıldığını kaydetti.

Tuncay, 2026 yılında Gilan ve Aytuma camilerinde seçilmeye başlayacaklarını; Ayrıca Beşi Baf, Beşi de Larnaka bölgesinde 10 camide çalışmaya başlamak için ihalenin açıldığını söyledi.

Kuzey’de yoğun bir çalışma yürüttüklerini Tuncay, Kanakarya Manastırı, Akdoğan’da bulunan Panagia Kilisesi ve Girne’deki Chrypolitissa Kilisesi’ndeki korumanın tamamlandığını kaydetti. Apsinthonissa Manastırı koruma çalışması ve Apostolos Andreas Manastırı’ndaki ikinci aşama inşaatın devam edeceğini aktaran Tuncay, Girne bölgesinde beş projeyi başlatmayı planladıklarını açıkladı. 

Dini olmayan yapılardaki rejimlerin da devam ettiğini aktaran Tuncay, Mormenekşe’deki tarihi taş evdeki onarım çalışmasının 2026’nın ilk bölümünün tamamlanacağını söyledi. Gazimağusa surlarının en yıpranmış olan Diamente Burcu bölümü için proje hazırlıklarının sürdüğünü söyleyen Tuncay, Lefke’de Acendu Kilisesi ve Belediye’nin sürekli su kemerlerinde çalışma yapmayı planlamalarını da açıkladı.

– “Her iki taraf arasında dengeyi gözetiyoruz”

Komitenin “her iki tarafı da dengede tutmaktan” bir anlayışla devam ettiğini vurgulayan Tuncay, şöyle konuştu:

“Her iki taraf arasında denge gözetiyoruz. Kıbrıs’ın her iki küresel dini ibadet yerleri, hamamlar, çeşmeler, su değirmenleri, kale surları, arkeolojik alanlar ve mezarlıklar aynı şekilde bir bütün olarak ele alınıyor. Bu iş birliği modeli bizi hem üretken hem de güven yaratan bir yapı haline getiriyor. Kuzey ve Güney’de benzer projeler bir denge içinde yürütmek Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki güvenin yaratıcı açıdan hayati önemdedir.” 

– Mağusa ve Lefkoşa surları ile Girne Kalesi’ndeki strateji son durumu…

Tuncay, Mağusa ve Lefkoşa surları ile Girne Kalesi’ndeki stratejik son durumu hakkında da bilgi verdi. Mağusa surlarındaki dayanıklılık hem dayanıklılık karmaşıklığı hem de uzunluk nedeniyle çalışmaları bir şekilde yürütüldüğünü belirten Tuncay, Othello Kalesi, Akkule, Martinengo Tabyası ve Canbulat Burcu bölgesi gibi kritik kesintilerin tamamlandığı kaydedildi. Tuncay, surların tamamı için çok yıllı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu belirterek, bu ürünün devamının niteliğinde olduğunu söyledi.

Lefkoşa surlarındaki sıkıntıların “çok büyük” olduğunu söyleyen Tuncay, “Yakın geçmişte Quirini Burcu’nda iki ayrı yerde oluşan çökmelere 2020 ve 2024 yıllarında acil müdahale yaptık. Yine de Kovid-19 salgınının en yoğun dönemde Zahra Sokak’ta çöken sur duvarlarını geri yükledik. Buralarda çökmelerin ortadan kaldırılması hızlı ama etkili bir koruma gerçekleştirdik.” dedi.

Girne Kalesi’nin Batık Gemisi Galerisi üzerinden komitenin çalışma alanına girdiğini aktaran Tuncay, batık gemiden çıkarılan tarihi nesnelerin korunmasına yönelik olarak tamamlandılar, ayrıca kalenin bir parçası olan Batık Gemi Galerisi’nin çatısında tamir ve izolasyon çalışmaları aktarıldı.

– “Eski Cumhurbaşkanlığındaki tarihi bina hariç, daha sonra yapılan tüm ek yapıların yıkılması da acil şekilde değerlendirilmeli”

Tuncay, geri yükleme sağlanan sistemlerin sürdürülebilir bakımı için en kritik olanın biri olduğunu belirterek, “Büyük restorasyon projelerini tamamlama tek başına yeterli değil; bu dayanıklılıkların düzenli, yani sürdürülebilir komite bakımının da yapılması gerekiyor. Aksi takdirde büyük kaynaklar harcanarak çalıştırılarak bu eserlerin birkaç yıl içerisinde yeniden kötü durumda gelebiliyor.” dedi.

Bu imkan, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve belediyelerle iş birimlerini birleştiren Tuncay, yerel yönetimlerle iş birliğinin aralıkları bakım aralıklarını canlı kalmalarını açıkladı ve şöyle konuştu:

“Gazimağusa Belediyesi’nin teknik ekibe eğitimin yanı sıra bunları kullanarak kullanabilecekleri temel aletler ile malzemeyi sağladık. Şu an bu ekip çok başarılı bir şekilde hem çalışandeki bitki temizliğini hem de basit tamir yordamını yürütüyor. Benzer bir iş birliğini Lefkoşa Türk Belediyesi’yle de başlatma aşamasına getirir. Bu ekibe de benzer eğitim ve malzemeyi durduracağınız. Ayrıca, surların korunması amacıyla eski Cumhurnlüğündeki binalardan, İngiliz koloni döneminde kalma tarihi bina hariç yapılan tüm ek yapıların yıkılmasının da acil olarak değerlendirilmesi gerekiyor.

-Mezarlıkların restorasyonu konusu

Mezarlıkların, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için son derece hassas bir konu olduğunu belirten Tuncay, 2 Nisan 2025’de belirtilerin yer aldığı ortak karar yılı mezarlıkların restorasyonu konusunda sorumluluğun Komite’ye verildiğini anımsattı. Tuncay, ilk aşamada her iki tarafta da durum değişiklikleri ve envanter çalışmasının başlatıldığını aktararak şu bilgileri paylaştı:

“Her iki mezarlık durum pek de iç açıcı değil. Birkaç mezarlık, türbe ve mezar taşı ya kötü durumda ya da yok olmuş. İlk aşamada, 15 Türk ve 15 Rum mezarlık çalışmasında başlatıldık. Yapılan çalışma çerçeve çevrelerinin tamiri, mezarlık sınırın tellenmesi, bitkilerin temizlenmesi ve mevcut mezarların onarımı yapılıyor. İlk yı bu çalışmalarını tamamladıktan sonra istedikleri zaman ailelerinin mezarlarını yapabilecekna da sahip olacak. Şu an çalışma yapılan 30 mezarlığa, 15 Türk ve 15 Rum Mezarlığından oluşan yeni bir dinlemenin belirlenmesi amacıyla çalışma yapılıyor.

– Othello Kalesi’ndeki 3D dijital ziyaret projesi

Tuncay, üç yıl önce hizmete giren Othello Kalesi’ndeki dijital çalışmanın, komitenin dijital miras alanında en başarılı çalışmalarından biri olduğunu ifade ederek, üç boyutlu tarama, sanal tur ile gençlere yönelik etkileşimli oyun tasarımlarının ilgisinin arttığını söyledi. Sayısal kullanıcı verilerinin UNDP tarafından takip edildiğini belirten Tuncay, “Şunu özellikleri ki özellikle yetenekli ve gösterilenden olağanüstü geri dönüşler aldık.” dedi. Tuncay, bu pilot proje sonrasında çerçeve yapılan tüm projeler için dijital model, panoramik tur ve çevrim içi erişim içeriğinin üretilme kararının alındığını açıkladı.

-Kültürel miras genç elçileri

Tuncay, eğitim konusuna da değinerek, “Kökeni ne olursa olsun adanın kültürel zenginliğinin sahiplenme ve koruma bilincini artırma bizim en önemli misyonlarımızdan biridir.” dedi. 2024’te tamamlanan Eğitim Programı’nın daha erişilebilir olması için salgınlar sürdüğünü belirten Tuncay, “Amacımız, gençlerin kültürel değişimin bir çatışması değil, kırılması ve korunması gereken bir değer olarak kullanılmamasını sağlamak. Kültürel miras elçisi olarak elde etmemiz her iki ülkede gençlerin 2026 yılı içerisinde daha aktif olarak komitemizin tanıtımını ve ortaya çıkmasını da temsil ediyor.” dedi.

– “Yaptığımız, yalnızca kalıntıları onarmak değil…”

Tuncay, “Kıbrıs, üç kıtanın kesiştiği yerde, doğunun en ekonomik ve batının en fazla yer alan bir adadır. On yılı aşan tarihimiz adadan geçen bütün boyunca medeniyetler bize ait; hamurumuzda, dokumuzda kendi başına, rekabet ve adetleri vardır. Bizimle çalışmak, yalnızca anlayışları onarmak değildir; iş birliği içinde güven yaratmak ve ulaşmakla birlikte, ve korunan bir zemindir.” dedi.

Tuncay, “Bu komitenin başarısı, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların özgürlüğünün birlik olması, kendi iki tarafında da üyeye olacak çalışmalar gerçekleştirebileceğinin somut bir örnektir” diye ekledi.  

Tuncay, parlaklık katkısını koyan Kültürel Miras Teknik Komitesi, Danışma Kurulu ve UNDP’deki tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti. 

Haber: Anıl Işık Fotoğraflar: Timuçin Yıldırım

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz