Oğuz: Denetimlerin ve kontrollerin şov gibi algılanması doğru değil, haksızlık

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, CTP Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali’nin Başbakan Ünal Üstel’in Güzelyurt Hastanesi’nde “şov” yaptığını öne sürmesine yanıt verdi; “Bu koltuklarda oturan insanlar ülke için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Hizmet odaklıyız. Denetimlerin, kontrollerin şov gibi algılanması doğru değil” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulunda hekimlikte uzmanlık tartışıldı.

Güncel konuşmaların yapıldığı Genel Kurulda, muhalefet milletvekilleri, 112, Kan Bankası, kalite kontrol gibi konularla ilgili düzenlemeler içeren Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı’na “tıpta uzmanlık” konusunun sıkıştırıldığını, bu kapsamda KKTC’deki tıp fakültelerinde uzmanlık eğitimi verilmesinin önünün açılacağını savundu.

Bu konuda söz alan CTP milletvekili Filiz Besim ile Bağımsız Milletvekili Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers, ülkedeki hasta sayısının ve imkanların bunun için yeterli olmadığını savunurken, cevabi konuşmayı yapan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, felaket tellallığı yapıldığını kaydederek, bu açıklamaları hayretle dinlediği belirtti.

-Onaya sunuşlar

Meclis’te ilk olarak bilgiye ve onaya sunuşlara yer verildi.

Buna göre, ilk olarak CTP’nin grup başkan vekillerinin CTP Gazimağusa milletvekilleri Asım Akansoy ile Erkut Şahali olmasına ilişkin tezkere okundu.

Daha sonra da İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin Genel Kurul devam ederken çalışabilmesine olanak sağlanmasıyla ilgili tezkere okunarak oy birliğiyle kabul edildi.

-Şahali

Genel Kurulda ilk sözü alan CTP Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali, “Güzelyurt Hastanesi Önünde Sayın Ünal Üstel’in Gösterisi ve Hükümetin Benzer Halleri” konulu güncel konuşma yaptı.

Şahali, Güzelyurt Hastanesi’nde yaşananların devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyleyerek, Başbakan Ünal Üstel’in hastane15 Kasım’da bitirilmediği gerekçesiyle ihaleyi üstlenen firmanın yetkilisiyle bürokratları basının önünde “fırçaladığını” savundu.

Güzelyurt Hastanesi’nin bitimiyle ilgili 15 Kasım’ın sözlü bir taahhüt olduğunu, sözleşmede teslim tarihinin 16 Ocak diye yazdığını belirten Şahali, “Güzelyurt Hastanesi bir film platosuna döndürüldü. Ünal Bey’in kudretinin parlatılması için hastane konusu istismar edildi.” ifadelerini kullandı.

Devlet hesap soracaksa ya da taahhütte bulunacaksa bunu yazılı yapması gerektiğini belirten Erkut Şahali, Başbakan Üstel’in Kıb-Tek için de benzer bir tavır sergilediğini savundu.

Şahali, “Başbakan bir gece ansızın Teknecik’e gitmiş, sendika başkanını hedef tahtası haline getirmiş ve sabotaj iddiasını dile getirmişti. Bunlar çok ucuz numaralar.” ifadesini de kullandı.

“Filmlerden kopyalanan ucuz kahramanlıkların Başbakan’a layık olmadığını” da söyleyen Şahali, Ünal Üstel’in “rol kabiliyeti de bulunmadığını” ifade etti.

Erkut Şahali, Başbakan’ın dün Meclis’te “Getirin yasayı, çok alana az, az alana çok maaş artışı yapalım” açıklamasını eleştirerek, sorumluluğun tamamen hükümette olduğunu söyledi.

Hükümetin yokluk içinde varlık havasında yaşadığını, aslında varlık içinde yoklukla mücadele eden bir halk olduğunu savunan Şahali, “Bize gerçek bir hükümet ve başbakan lazım.” ifadelerini kullandı.

-Oğuz

Genel Kurulda söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Erkut Şahali’yi yanıtladı.

Cumartesi günü kendisinin de Güzelyurt Hastanesi’nde olduğunu belirten Oğuz, Başbakan’ın buradaki konuşmasının “senaryo veya kurgu” olarak değerlendirilmesinin haksızlık olduğunu söyledi.

Başbakan’ın yaptığına “denetim, kontrol” diyenler gibi, “fırça attı” diyenler de olduğunu ifade eden Oğuz, Ünal Üstel’in projeleri yerinde incelemesi kadar doğal bir şey olamayacağını ifade etti.

“Sonuca odaklanmak lazım.” diyen Oğuz, ülkede planlama ve bütçeyle ilgili gerçekleri bilerek hareket edilmesi gerektiğini de söyledi.

Hizmet yapmak için bir çaba ve emek gerektiğini ifade eden Dursun Oğuz, yarım kalan projeler tamamlanırsa siyasete güven sağlanabileceğini, hükümetin de bunun için uğraş verdiğini dile getirdi.

Oğuz, “Bu koltuklarda oturan insanlar ülke için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Hizmet odaklıyız. Denetimlerin, kontrollerin şov gibi algılanması doğru değil. ” dedi.

Yarım kalan projelere de değinen İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, yol, hastane gibi 10-15 yıl geride kalan projeleri bitirmek için uğraştıklarını söyledi.

Oğuz, Türkiye ile imzalanan protokollerin ayakları üzerinde duran bir KKTC için olduğunu da ifade ederek, doğru ihtiyaçları tespit etmenin önemli olduğunu vurguladı.

-Besim

Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Filiz Besim, Genel Kurul’da “Yüksek Öğretimdeki Plansızlık; Yarınlarımızı Tüketen Bugündür” konulu güncel konuşma yaptı.

Konuşmasının başında çok sinirli ve üzgün olduğunu dile getiren Besim, Meclis’in Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı ile ilgili tartışmalar nedeniyle geç açıldığını belirtti, sağlık örgütlerini ve halkı bu tasarıya karşı çıkmaya çağırdı.

Meclis gündemine geçen yıl gelen, içinde 112, Kan Bankası, kalite kontrol gibi konularla ilgili düzenlemeler de olan tasarı üzerinde aylarca çalıştıklarını ifade eden Besim, bu tasarıya “tıpta uzmanlık” konusunun sıkıştırıldığını dile getirdi

KKTC’de 8 tıp fakültesi, 9 dış hekimliği fakültesi bulunduğunu söyleyen Besim, hükümetin son düzenlemeyle her üniversitenin kendi sınavını yaparak uzman yetiştirmesinin önü açmak istediğini savundu.

Ülkede pratik eğitim yaparak uzman olma imkanı bulunmadığını söyleyen Besim, söz konusu düzenleme yasalaşırsa kalp, beyin gibi ameliyatların artık burada yetişen cerrahlar tarafından yapılacağını dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’deki uzmanlık eğitimini tanımadığını da söyleyen Filiz Besim, KKTC’den mezun olan hekimlerin yetersizliğiyle ilgili şikayetler alınırken nasıl uzmanlık verme aşamasına gelindiğini sordu.

Yükseköğrenimde sıkıntılar yaşanırken, sahte diplomalar havada uçuşurken, söz konusu yasa tasarısıyla ülkenin geleceğinin karartılacağını savunan Besim, YÖDAK’ın 7 üyesiyle ülkedeki 23 üniversiteyi nasıl denetleyeceğini de sordu.

Yerinden söz alan CTP milletvekili Armağan Candan’ın sorusunu yanıtlayan Besim, şu anda uzmanlıklardan mezun 2 kişi olduğunu, bu tasarının geçmesiyle sayının artacağını dile getirdi.

Besim, “Artık Nalbantoğlu’nun aciline gittiğinizde, yeterince hasta görmeyen hekimlerle muhatap olacaksınız. İyi pratik yapmadan hekim olunamayacağını hepimiz biliyoruz. Bu iş merkezi sınavlara bağlanmak zorundadır. Olması gereken budur.” dedi.

-Rogers

Girne Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers da Genel Kurulda söz alarak Filiz Besim’in de üzerinde konuştuğu tasarıyı değerlendirdi.

Rogers, konuşmak zorunda kaldıkları konunun sağlık sistemini riske attığını savundu.

Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasa Tasarısı üzerinde uzun mesailer harcadıklarını, birçok önemli konuyu içeren tasarının kıyıda köşede kalan bölümleri bir daire altında topladığını ifade eden Rogers, “tıpta uzmanlık” konusuna da değindi.

Rogers, tasarıyla keyfi verilen uzmanlık eğitimine yasal çerçeve çizileceğini savunarak, Sağlık Bakanlığı’nın tutumunu eleştirdi, merkezi sınavın neden istenmediğini sordu.

Rogers, “Bu işin ölüm kalım meselesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu alanı vasatlığa teslim etmeyi neden istiyoruz bunu anlamıyorum. Bunu savunanların da hekim olmasını yadırgıyorum.” ifadelerini kullandı.

Jale Refik Rogers, sahte diplomalar, birçok meslek dalında enflasyon varken tıptaki bu uygulamanın endişe yarattığını söyleyerek, “keyfiyete dayalı, şeffaflıktan uzak, adam kayırmaya davetiye çıkaran” uygulamanın Sağlık Bakanı’nın nasıl içine sindiğini sordu.

Rogers, denetlenebilir, şeffaf programlar yaratılması, kaliteyi artırmak için uğraşılması gerektiğini belirterek, bugün olanları “akıl tutulması” olarak niteledi.

– Dinçyürek

Genel Kurulda söz alan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Besim ve Rogers’i yanıtladı.

Hakan Dinçyürek, konuşmacıların bir dediğinin öbürünü tutmadığını, ajitasyon, felaket tellallığı yapıldığını, bunları hayretle dinlediğini belirtti.

Dinçyürek, “Denetimsiz, vasıfsız insanlar çocuklarımızı, bizi öldürecek.’ diyorsunuz. Bu tasarı haziranda Meclis’ten geçecekken dışarda neler konuştuk? Sivil topluma neler söylediniz, bunları buradan söylemek bana yakışmaz.” ifadelerini kullandı.

Tıpta Uzmanlık Kurumu’nun süreçte yer alacağını belirten Dinçyürek, üniversitelerin istediği branşta istediği ihtisas programı açamayacağını da söyledi.

Dinçyürek, “Diyelim ki Tıpta Uzmanlık Kurumu burayı kriterlere uygun gördü, onay verdi, sınava gözlemci de gönderecek. TUK’un gözlemcisi olumsuz görüş bildirirse sınav sorgulanacak.” dedi.

TUK’un yetkilendirmediği kimsenin sınav yapamayacağını da belirten Sağlık Bakanı Dinçyürek, ihtisas bitirene kadar kliniğin, asistanın performansının da değerlendireceğini dile getirdi.

Milletvekillerinin konuşmalarıyla kamuoyunda olumsuz algı yaratmaya çalıştığını da dile getiren Dinçyürek, sağlıktaki sivil toplum örgütlerinin denetimde aktif ve yetkili olacağını ifade etti.

-Birinci yerinden söz aldı, Dinçyürek kürsüden indi

CTP milletvekili Ceyhun Birinci yerinden söz alarak uzman hekim olabilmenin alt yapısının belli olduğunu, ülkede bunun için yeterli imkan bulunmadığını söyledi.

Birinci, “Ülkedeki tıp fakülteleri doktor yetiştirmek için uygun değil. Bu doktorlar Türkiye’de ve dünyanın hiçbir yerinde hekimlik yapamaz.” dedi.

Birinci’nin soru sormak için söz aldığını ancak ortaya argümanlar koyduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Dinçyürek, buna tepki göstererek kürsüden indi.

-Besim

Yeniden kürsüye çıkan CTP milletvekili Filiz Besim, Sağlık Bakanı’nın açıklamasını eleştirerek, “Bu siyasi iradeye nasıl güveneceğiz? Bu kadar emek verdiğimiz yasa tasarıya ilgili toplumu neden yanıltayım?” dedi.

Ülkede tam zamanlı uzmanlık eğitimini onaylamadığını, bunun için yeterli vaka olmadığını yineleyen Besim, yerinden söz alan CTP milletvekilleri Asım Akansoy ve Doğuş Derya’nın sorularını yanıtında, “Komiteden oy birliğiyle gelen tasarı ‘ilahların’ devreye girmesiyle Genel Kurul’da geri çektirildi” ifadelerini kullandı.

-Dinçyürek

Besim’in ardından yerinden söz alan Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, “Dün söylediğinizi bugün reddediyorsunuz. Yarın da bugün söylediğinizi reddedilirsiniz.” diyerek Besim’i eleştirdi.

Dinçyürek, bu açıklamalarla zan altında bırakıldıklarını söyledi.

Sağlık Bakanı Dinçyürek, 13 kişilik TUK’ta Sağlık Bakanlığı’nın iki üyesi olduğunu da belirterek, “Çoğunluk devletin değildir.” dedi.

-Çavuşoğlu

Eleştirilere yanıt veren Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, üniversitelerin dünya sıralaması olduğuna dikkat çekerek, ülkede dünya sıralamasında ilk 500’e giren üniversiteler olduğunu söyledi.

Ülkede 23 üniversite olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, kendi imkanlarıyla çok iyi seviyeye gelmiş, dünya sıralamasında marka değerini oluşturmuş üniversiteleri, istismar yapanlarla eşleştirmenin doğru olmadığını kaydetti.

YÖDAK’ın son dönemde çok iyi performans sergilediğini kaydeden Çavuşoğlu, “Her yerde denetim var” diyerek, YÖDAK Yasası güncellenerek, daha hakim bir denetim sürecine girileceğini belirtti.

Şikayet edilen tıp fakültelerinin birçoğunun YÖK’ten izni olduğunu ve akredite kurullar tarafından denetlendiğini ifade eden Çavuşoğlu, üniversitelere, daha çok sahip çıkılması ve güvenilmesi gerektiğini söyledi.

-Rogers

Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers ise, yükseköğretimin kalitesini artırmak için mücadele ettiklerini kaydederek, kaliteyi ve üniversitelerin itibarını artıracak düzenlemelere imza atılması gerektiğini vurguladı.

Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun dengeli şekilde kurulması içim Komitenin mesai yaptığını dile getiren Rogers, sorunun, üniversitelerin kendi sınavlarını yapmaları olduğu kaydetti.

Keyfiyetin yasal hale getirilmeye çalışıldığını ifade eden Rogers, “Üniversiteler iyiyse ve kalitemize güveniyorsak yapılması gereken merkezi sınavdır.” dedi.

-Şahiner

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Salahi Şahiner ise Genel Kurul’da, “Hükümetin Maliyeyi Yüzdürmek İçin Bulduğu Yeni Modeller” konulu konuşma yaparak, “borçlanarak, gemiyi yüzdürdüğünü zannetmenin” Maliyede yenir bir model olarak ortaya çıktığını belirtti.

Borçlanmanın gelir kalemlerinden biri olarak görüldüğünü dile getiren Şahiner, bunun kötü bir alışkanlık haline getirildiğini ifade etti. Borçlanmanın bir gelir kapısı olamayacağını kaydeden Şahiner, hükümetin borçlanmaktan başka kartı kalmadığını savundu. Borcun, borçla kapatıldığını belirten Şahiner, bankacılık sektörüne zarar verildiğini söyledi.

Borçlanmaya dayalı bir maliye yönetimi olamayacağını belirten Şahiner, 2025 yılında sonuçlanan 42 ihalenin, 14 tanesinin “borcu borçla kapatmak için” olduğunu kaydetti. Çözüm önerilerini de ortaya koyan Şahiner, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve vergi kaçağını önlemek için dijitalleşmenin önemini vurguladı.

Asgari ücret eleştirisinde de bulunan Şahiner, erken seçim çağrısı yaptı.

-Candan

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Armağan Candan ise, “Son Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşmasında, Şahiner’in yapılması gerektiğini anlattığını belirterek, “Bu anlayışa sahip olsalardı kamu maliyesi bu hale gelmezdi.” dedi.

Hükümet yetkililerinin, “çemkirme” hali içerisinde olduğunu savunan Candan, “Sizin artık yapmanız gereken kendi kendinizi görevden almaktır. Memleketin başında olduğunuz her gün zarardır, ziyandır.” dedi. Candan, son cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın üçte ikisinin bu anlayışa cevap verdiğini ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel’in, Güzelyurt Hastanesi inşaatını ziyaretine değinen Candan, “Bu mizansen tamam bir mizansen değil. Artık bu halleri nasıl tanımlayacağımızı şaşırdık.” diye konuştu.

Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun, Lefke Gazi Lisesi ile ilgili kararın yarın verileceği sözünü verdiğini de hatırlatan Candan, kararı beklediklerini söyledi.

Hayat pahalılığı konusunda bir dert var ise Maliye Bakanlığı’na gerekli talimatların verilmesi gerektiğini ifade eden Candan, tepkilerden sonra konuşmanın popülizm örneği olduğunu kaydetti, “Başbakan söylediklerinde ciddi mi? Bekliyoruz, göreceğiz.” dedi.

Narenciyede fiyat açıklandığına işaret eden Candan, üreticilerin, üç-dört sene önceki fiyata malını satmaktan mutlu olmasının beklendiğini söyledi. El-Sen’in “şok eylem” açıklamasında bulunduğunu da dile getiren Candan, elektrik konusunda ciddi bir sorunla karşı karşıya kalınabileceği uyarısı yaptı.

CTP’nin geçmişte geçici öğretmenlik için sınav yaptığını dile getiren Candan, Anayasa Mahkemesi kararına işaret ederek, “O çocuklar adına da hepimiz adına üzgünüm.” dedi.

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise, Candan’a yanıt verdi, Lefke Gazi Lisesi’yle ilgili yarın geniş kapsamlı toplantı yapacaklarını ve nihai kararı vereceklerini belirtti.

Hükümetin icraatlarıyla ilgili muhalefetin denetleme görevi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Genellikle muhalefete göre hükümetler görevini yapmaz.” dedi.

“Kamuoyunda yıpratılma çalışmalarını hak etmeyecek kadar fazla icraat yapıyor bu hükümet.” diyen Çavuşoğlu, halkın kararını vereceğini, seçimin bu yıl içinde yapılacağını belirtti.

Geçici öğretmenlerle ilgili konunun çok önemli olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, geçici öğretmenlikte sadece kendisinin ve Mehmet Ali Talat’ın Eğitim Bakanı olduğu dönemde sıralama sınavı yapıldığını söyledi.

Geçici öğretmenlerin uğradığı travmatik durumun ortadan kaldırılmasının Meclis’in görevi olduğunu belirten Çavuşoğlu, hukuki adımların atılacağını vurguladı.

-Özuslu

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Sami Özuslu ise, “Son Siyasi Gelişmeler” konulu güncel konuşmasında, siyasi ahlak ve etiğe değindi.

Siyasi etik meselesinin üzerinde durulması gerektiğini belirten Özuslu, toplumsal etik anlayışı çerçevesinde bazı kuralları yeniden hatırlamak ve ona göre davranmak durumunda olduklarını söyledi. Özuslu, siyasi etik kodlarından bir tanesinin “siyasetçinin sorumluluk üstlenebilmesi” olduğunu dile getirdi.

Dünyadaki yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarından ve iddialarından örnekler veren Özuslu, bazı yetkililerin istifa ettiğini, bazılarının görevden alındığını anlattı.

Ülkede herkesin gözü önünde tutuklanan ve hakkında rüşvet iddiaları ortaya atılan kamu bürokratları olduğunu kaydeden Özuslu, “Hükümetten hiç kimsenin sorumluluğu yok mudur?” sorusunu sordu.

Masumiyet karinesini savunduklarını ancak işin siyasi sorumluluğunun alınması gerektiğini belirten Özuslu, “Evet, küçücük bir adanın yarısında bir toplumuz ve demokrasimizi, insanların birbirini anlayabileceği, sorumlulukların ve yetkilerin birlikte ele alınabileceği bir sistemi daha ileriye götürmek amacında olmalıyız.” dedi.

Ekonomide yaşanan sıkıntıların defalarca anlatıldığını kaydeden Özuslu, bu konuda da siyasal sorumluluk üstlenilmediğini söyledi. Yolsuzluk iddialarının ayyuka çıktığını ifade eden Özuslu, “her dört iş insanından üçünün rüşvet dönüyor” dediğini belirtti.

Sahte diplomalarla ilgili de sorumluluk üstlenilmediğini ve Savcılıktan Meclis’e gelen dokunulmazlığın kaldırılması talebinin de reddedildiğini dile getiren Özuslu, 2025 yılında ülkede 13 tane silahlı saldırı yaşandığına dikkat çekti.

“Partizanlık konusunda ise ne söylesem az kalır.” diyen Özuslu, gençlerin, “torpil ve liyakatsizlikten” şikayetçi olduğunu söyledi.

Özuslu, siyasetçiye güven erozyonunun bunların sonucu olduğunu kaydetti. Siyasi etik konusuna kafa yorulmasını isteyen Özuslu, “Siyasette ne zaman sorumluluk üstlenilir bunu hatırlayalım. Siyaset kurumunun daha fazla yıpratılmasının önüne geçelim” dedi.

-Çavuşoğlu

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ise, Özuslu’nun değindiği konuya herkesin kafa yorması gerektiğini söyledi. Bir toplumu ayakta tutanın toplumsal ve ahlaki değerler olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Bence yasalar ve Anayasa kadar önemlidir.” dedi.

Özuslu’nun sorusu üzerine, geçmişte kendi döneminde iddialar nedeniyle Şehircilik Müdürünü, Özel Kalem Müdürünü ve Spor Dairesi Müdürünü görevden aldığını söyleyen Çavuşoğlu, “Üç kez böyle davranan birinin dördüncü kez nasıl davranacağını sen bilirsin.” dedi.

Ülkede birçok konunun düzelmesi gerektiği konusunda mutabık olduklarını belirten Çavuşoğlu, iftiralar hakaretler oldukça her şeyin iç içe karıştığını kaydetti. Çavuşoğlu, bir siyasetçinin, atanmışın veya seçilmişin yürüttüğü işte suistimal, menfaat sağladığına dair bilgi varsa gereğinin yapılması gerektiğini kaydetti.

Bakan Çavuşoğlu, yargı sürecinde sonucun ne olacağını ise hep birlikte göreceklerini belirtti.

Gençlerin şikayetlerine de değinen Çavuşoğlu, bunun bütün ülkenin geleceğini ilgilendirdiğini belirtti. İşe gitmeden maaş alan kişiler konusunda da yanıt veren Nazım Çavuşoğlu, Bakanlık olarak bu konuda gereğini yapmaktan tereddüt etmediklerini ifade etti.

Toplumsal değerlerin, etik kuralların geçerli olduğu bir siyasi anlayışın, bir halkın dünyanın en gelişmiş ülkesi anlamına geldiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Aslında biz bu seviyedeydik, kaybettik, tekrar kazanmamız gerekiyor.” dedi.

Uluçay

CTP Gazimağusa Milletvekili Teberrüken Uluçay, “Çarşı, ekonomi ve siyaset” konusunda konuştu. Uluçay, bu alanlardaki son gelişmeleri değerlendirdi, 2026 yılına sıkıntılarla girildiğini kaydetti.

Enflasyon ve siyasetteki sıkıntılara işaret eden Uluçay, dünyadaki “ürkütücü” siyasi gelişmelere de işaret etti, ülkeyi, vatandaşları olumsuz etkileyen bu tür olayların, geleceğe yönelik olumlu sinyaller vermediğini anlattı.

Ülkede de ekonomi, asgari ücret, alım gücünün düşmesi, fiyatların yüksekliği, hükümetteki sıkıntılar gibi konulara işaret eden Uluçay, Avrupa Birliği’nin, Güney Amerika ülkeleri ile oluşturduğu ticaret bloğuna değindi, buna karşı yapılan eylemleri anlattı.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın bu anlaşmayı onayladığını, ancak çiftçilerin buna karşı olduğunu, hellimin bundan etkilenebileceğine işaret ettiğini belirten Uluçay, KKTC’de de alınması gereken önlemlere işaret etti, teşviklerin, açılımların, düzenlemelerin, ekonomiye katkı sağlamanın önemine vurgu yaptı.

Ülkeye turist akışının sağlanmasıyla gelirin de artacağına inanç belirten Uluçay, Güney Kıbrıs örneğini verdi, geçen yıl rekor bir gelir sağlandığını anımsattı ve tanıtım ile kampanyalara büyük kaynak ayırdıklarını anlattı.

Ülkede de turizme önem verilmesi ve turist sayısının artırılmasına yönelik adımlar atılmasının ekonomiye olumlu yansıyacağına işaret eden Uluçay, yerel üretimin de desteklenmesi gerektiğini kaydetti; yerli ürünlerin tüketilmesinin önemine dikkat çekti.

Asgari ücret konusuna da değinen Uluçay, asgari ücrette farklılıklar katacak uygulamalardan kaçınılmasını istedi, alım gücünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Uluçay, 2026 yılında daha dikkatli davranılması gerektiğini ifade etti.

Genel Kurul tamamlandı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul toplantısı tamamlandı. Genel kurulda, milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine yer verildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, gelecek hafta Adıyaman’daki davadan dolayı toplanmayacak. Meclis Genel Kurulu toplantısı, 26 Ocak saat 10.00’da yapılacak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz