“Kıbrıslı Rumlar, süreçten bir şey elde etmek isteseler başkanlık seçimlerini ertelemeyi düşünebilirlerdi”
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs sorununda ilerlemenin önündeki en büyük engelin iç siyaset ve seçimler olduğunu belirterek, tarafların siyasi irade göstermesi halinde ilerleme sağlanabileceğini söyledi.
Politis gazetesine konuşan Holguin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile yarın Lefkoşa eski havalimanında gerçekleştireceği üçlü görüşme öncesinde önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Siyasi irade yok”
Sürecin önündeki en büyük engelin ne olduğu yönündeki soruya Holguin, “Zannederim iç politika. Her zaman seçimler var. Her iki tarafın da siyasi irade göstermesiyle bir şey başarılabileceğinden eminim” yanıtını verdi.
Gazetenin, “Bu, siyasi irade yok mu demek?” sorusuna ise “Evet” diyen Holguin, Rum tarafındaki seçim sürecine dikkat çekerek, “Kıbrıslı Rumlar, bu süreçten bir şey elde etmek isteseler, başkanlık seçimlerini biraz ötelemeyi düşünebilirlerdi” ifadelerini kullandı.
Dört yeni geçiş noktası gündemde
Holguin, yarınki görüşmede olumlu gelişme sağlanması halinde küçük bir Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) paketinin açıklanabileceğini belirtti.
Söz konusu paketin öz veya metodolojiyle değil, güven yaratıcı önlemlerle ilgili olacağını kaydeden Holguin, çevre, mikroplastikler, kültürel miras, afet yönetimi ve acil müdahale mekanizması gibi başlıkların gündemde olduğunu ifade etti.
Dört yeni geçiş noktası önerisinin Kiracıköy-Gaziler-Eylence, Haspolat, Akıncılar-Limbia ve Gambo-Gemikonağı olduğunu açıklayan Holguin, henüz bu konuda uzlaşma sağlanmadığını belirtti. Erenköy’ün ise gündemde olmadığını vurguladı.
Mayın temizliği konusunda da Kıbrıs Türk basınında gündeme gelen 70 bin metrekarelik alanın temizlenmesi önerisinin pakette bulunduğunu doğrulayan Holguin, bu konunun henüz sonuçlanmadığını söyledi.
“19 önerinin yazılı listesi elimizde yok”
Hristodulidis’in eylül ayında sözlü olarak sunduğu 19 öneriye de değinen Holguin, bazı önerilerin zaten hayata geçirildiğini, ancak kendilerinin ve Erhürman’ın yazılı liste talep etmelerine rağmen bu listenin kendilerine ulaştırılmadığını kaydetti.
Vatandaşlık konusunun Rum tarafının tek taraflı kararı olması nedeniyle GYÖ kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirten Holguin, spor alanındaki iki toplumlu iş birliği önerilerinin de Rum tarafınca geliştirilmediğini ifade etti.
“Liderler farklı bir yaklaşım izlemeli”
Yarınki üçlü görüşmede iki liderden ilerleme sağlanabilmesi için mevcut yaklaşımlarını değiştirmelerini isteyeceğini belirten Holguin, resmi müzakerelerin başlamasına zemin hazırlayacak prosedürel adımların belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda takvim, gündem ve çıkmazları aşma mekanizması üzerinde uzlaşma sağlanmasının önemine işaret etti.
Holguin, BM’nin hazırladığı yakınlaşma belgelerinin taraflarla paylaşılmayacağını da belirterek, geçmişte Alexander Downer döneminde yaşananların tekrarlanmasını istemediklerini söyledi.
“Önce varış limanı belirlenmeli”
Liderlerin geçmişteki yakınlaşmaların ağırlığı altında kalmadan geleceğe odaklanmaları gerektiğini savunan Holguin, iki tarafın nasıl bir çözüm hedeflediğinin netleştirilmesini istedi.
Crans-Montana’daki gibi güçlü bir federasyon modeline dönülüp dönülmeyeceğinin sorgulanması gerektiğini belirten Holguin, “Varış limanı neresi? Son varış noktanızı bilirseniz içeri girmeniz daha kolay olur. Bu konu iki lider arasında görüşülmeli” dedi.
2+1 ve 5+1 formüllerine işaret etti
Holguin, kendi tercihinin iki liderin BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile 2+1 formatında bir araya gelerek prosedürel adımları netleştirmesi olduğunu söyledi.
Bunun ardından müzakereleri başlatmak amacıyla garantör ülkelerin katılımıyla 5+1 formatında konferans düzenlenebileceğini belirten Holguin, bunun Guterres veya göreve gelecek yeni Genel Sekreter döneminde gerçekleşebileceğini ifade etti.
Guterres’in kasım ayı boyunca seyahatlerde olacağını, Kıbrıs sorunuyla ilgili olası görüşmelerin ise aralık ayına kalabileceğini kaydeden Holguin, kendi görevine devam etmesinin de ilerleme hızına bağlı olduğunu söyledi.
Holguin, önümüzdeki 3-4 ay içerisinde ilerleme sağlanabileceğini görmesi ve yeni Genel Sekreter’in kendisinden talep etmesi halinde görevde kalabileceğini, ancak sürecin geçen yılki gibi yavaş ilerlemesi durumunda bunu kabul etmeyeceğini belirtti.





